K

Koronavirüs ve Beslenme

Diyetisyen Feride ŞimşeK Benli

 

Çin’in Wuhan şehrinde etiyolojisi bilinmeyen zatürreyi bağlı ölümlerin artmasıyla bu ölümlerin sebebinin, mutasyona uğramış Koronavirüs’ün olduğu anlaşılmıştır.

Hastalığın belirli bir tedavisi olmamakla birlikte uzmanlar, özellikle bağışıklık sistemi güçlü olan bireylerin bu hastalığı yakalansa dahi ayakta atlatabileceği görüşündeler. Bu tehlikeli virüs tüm dünyayla beraber ülkemizi de tehdit etmekte…

Peki bağışıklığımızı nasıl güçlendireceğiz?

Besİn çeşitliliğini sağlamak

Gün içerisinde süt grubu, et grubu, sebze ve meyve grubundan mutlaka alınmadır. Sabah protein ağırlıklı bir kahvaltı (yumurta -peynir), öğlen sebze, akşam et tüketebilirsiniz. İkindi zamanı 1 porsiyon meyve yanında 1 fincan sütlü kahve düşen şekerinizi toparlayacaktır.

Çİnkodan zengİn beslenmek

Çinko bağışıklık sistemi üzerinde önemli etkiye sahip bir mineraldir. Metabolizmayı hızlandırır, hücre hasarını onarır, enerji verir.

Özellikle çinko; kırmızı et, kümes hayvanları, yengeç ve ıstakoz gibi deniz mahsullerinin yanı sıra fasulye, fındık, kepekli tahıllar ve süt ürünleri de önemli gıdalar arasındadır.

D vİtamİnİ eksİklİğİne dİkkat

D vitaminin en büyük kaynağı güneştir. Fakat vücutta D vitamini sentezinin en iyi şekilde gerçekleşebilmesi için D vitamini içeren besinleri de mutlaka almak gerekiyor.

Özellikle; somon, tereyağı, kefir, yoğurt, süt, lor gibi besinlerde D vitamini açısından oldukça zengin besinler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık için probiyotikler kullanın

Milyarlarca yararlı bakteri bağırsak florasına tutunarak ve zararlı mikroorganizmalarla savaşarak mikrobiyota dengesinin geri kazanılmasına yardımcı olurlar. Aynı zamanda probiyotikler birçok hastalığın tedavisinde de kullanılmaktadır. Diyabet, tansiyon, depresyon, idrar yolu enfeksiyonlarında olumlu sonuçları vardır.

Turşu, sirke, kefir, yoğurt, peynir gibi besinlerde probiyotik kaynağı olarak gösterebiliriz.

Güçlü bir bağışıklık için C vitaminini eksik etmeyin

C vitamini antioksidanı yüksek bir vitamindir. Hücre yenileyici ve virüs savar etkileri vardır.

Özelikle kuşburnu, domates, soğan, yeşilbiber, kırmızı biber maydanoz, tere, roka, brokoli, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kivi gibi besinler en güçlü C vitamini kaynaklarıdır.

Omega -3 ile hem yağ yakın hem bağışıklığınızı güçlendirin

Balıkta, cevizde, keten tohumunda, avokadoda ve semizotunda bol miktarda bulunan Omega-3, bağışıklık sistemine iyi gelmesinin yanı sıra kan pıhtılaşmasını engeller, enfeksiyonu giderir ve depresyon tedavisinde önemli bir yeri vardır.

Özellikle kış aylarında balığın bol olduğu mevsimde mutlaka haftada 2 kez fırın veya ızgara olarak tercih edilmelidir. Yaz aylarında ise kapsül olarak takviye alınmalıdır.  Sağlam bir kemik yapısı ve bağışıklık için kalsiyum

Yeterli kalsiyum alımı ödemi atar, kemikleri ve dişleri kuvvetlendirir aynı zamanda bağışıklığı destekler.

Günlük 2 su bardağı kadar kefir, süt, yoğurt veya 1-2 dilim peynir gibi kalsiyum kaynaklarından tüketmek yeterlidir.

Koenzim Q10 takviyesi alın

Hücreleri oksidatif hasardan ve hastalığa neden olan bakterilerden veya virüslerden korur. Kardiyovasküler hastalıklar, kısırlık, diyabet, depresyon, kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılıyor.

En zengin kaynakları somon, ton balığı gibi yağlı balıklar, kırmızı et ve yumurtadır. Bitkisel besinlerden ise ıspanak, brokoli, karnabahar, portakal, çilek ve Antep fıstığı en fazla koenzim Q10 içeriğine sahip olanlardır.

Bol su İçin

Vücuttaki toksinleri atmada en büyük etken sudur. Suyla birlikte metabolizma hızlanır, organlar işlevleri düzene girer, ödem kaybı olur. Yetişkin bir birey kilo başına 33 ml su içmelidir.

Yeteri kadar hareket edin

Yapacağınız hareket veya yürüyüş bağışıklık sisteminizi güçlendirme de önemli bir etkendir. Eğer zayıflamak istiyorsanız haftalık 270 dakika yürüyüşü ihmal etmeyin.

CategoriesYaşam